Öğrenci ACS Sergileri

Thumbnail image

Çocuklar İçin Yaz Kurslari

«KÜLTÜREL ETKİNLİKLER VE BÜYÜK KURULUŞLAR»

Ülkemizde büyük kuruluşların sanatsal-kültürel yaşamı yönlendirmeye kendilerini tek aday olarak ortaya koymaya başlamaları genel kamuoyumuzca bilinen bir gerçek. Ne var ki, bu konuda deneyimsiz olduğu için, bu türden etkinliklerini düzene koyma ve «devletsin başarısızlıklarına karşı «başarılı bir programla» çıkma kaygısında. İş Bankası’nın bu konuda düzenlediği araştırmalarsa yayınlanmış bulunuyor. Konumuz gereği, bu «ciddî» araştırmalara da değinmek zorundayız. Önce, Metin And, önerilerini öne sürmeden «kültürün tanımı»na eğilerek çok ilginç düşünceler sergiliyor. Sözgelişi, «UNESCO’nun genel yönetmenlerinden Rene Mahueu de kültürün tanımından kaçınmanın doğru olacağını belirtmiştir» (22) diyor. (Herhalde altından bir çapanoğlu çıkacak!)

Daha sonra ise şu alıntıyı yapıyor And, «R. Williarns Culture and Society (Kültür ve Toplum) adlı kitabında kültür kavramının çağdaş anlamını şöyle tanımlıyor: Makine ve piyasaya karşı bireyin toplum içinde kökleşmesi, insanın önemsiz bir aygıt, makinenin bir parçası durumuna indirgenmesine karşı yaşamsal bir direniş, bir başkaldırma» (23) (İleri gelişmiş kapitalist toplumlarda yaşanan «kültür bunalımı»; maddî kültür ile manevî kültür arasındaki derin çelişki bundan daha iyi açıklanamaz sanırız). And’m asıl önerisi ise şu: «Çağcıl vakıfçılığın yurdu ABD’dir. Burada yirmi binin üzerinde vakıf vardır… ABD’de özel kesimin kültür ve sanatlara büyük yardımlarının yanı sıra kamu kesiminin yardımı yok gibidir… ABD’de büyük bankalar, sigorta şirketleri, devletlerin bile altından kalkamayacağı büyük kültür, sanat yapımlarını desteklerler… Ford ve Rockefeller gibi dev vakıflar en çok sanatlara ve kültüre yönelen vakıflardır… Bu iki vakıf ayrıca uluslararası niteliktedir… Vakıf yolunu seçmenin sayısız yararları vardır.)

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Devamını Oku Yorum Yok

Altın Kızlar Belediye Sergisi

Thumbnail image

Ebru Kursları

Bu kültür, gerçek kültürel değerlerin yerini ister istemez «sahte» kültürel değerlerle ikame etmekle kalmaz; ama kitlelerde yaratılan ideolojik boşluğu burjuvazinin dayattığı görüşlerle de ikame eder. Gündelik bilinç biçimi özellikleri ve düzeyinde aktarılan bu görüşler, hiç kuşkusuz, stotus gt/o’nun, yaşanan toplumsal çelişkisinin değişmezliğine, bu çelişkinin sonuçlarından ortaya çıkan genel görüntünün gerçek «insanlık durumu»ymuş gibi gösterilmesine dayanır. Buysa, aldatmacaları, yanılsamaları, ham hayalleri içeren, sahte, gerçeklik-dışı bir dünya görüşünün yaratılmasından; dolayısıyla, «kültürsüz» kitlelerin bu yönde yönlendirilmesinden başka bir şey değildir.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Devamını Oku Yorum Yok

Altın Kızlar Belediye Sergisindeler

Thumbnail image

140 Puan Alan Arkadaşlar

Öte yandan, kapitalizmin emperyalizm aşaması içine girmesiyle birlikte, kitle kültürü de uluslararası bir anlam kazanmıştır. Başka bir deyişle, ulusal burjuva kültürlerin emperyalist kültürlere dönüşmesi sonucu, uluslararası ölçekte maddî üretime egemen olan gelişmiş ülkeler, aynı ölçekte manevî kültüre de egemen olmuşlar; başka ulusların kültürlerini baskı altında tuttukları kadar, gelişmelerini de önleyecek ve çarpıtacak biçimde, kitle kültürünü uygulamaya geçmişler; kendi maddî sömürülerini sürdürebilme amacıyla, maddî üretim biçimlerini kendilerine bağımlı kıldıkları ülkelerin kültürlerini, dayattıkları kitle kültürü içinde tutmaya çalışmışlardır. Böylece, kitle kültürü, tekelci kapitalizmin uluslararası niteliğinden ötürü, hem belli bir ülke içinde, hem de bağımlı kılınan öbür ülkeler üzerinde uygulanabilme alanı bulmuştur.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Devamını Oku Yorum Yok

2010 Sofulu Lisesi Merkezi

Thumbnail image

Lise Ogrencilerine Ozel Kurslar

Bizce sorunun doğru çözümü, ülkemizde gerçekten demokratikleşme etkinliklerin var edilebilmesine; yani, sanatsal-kültürel yaşamda «özerkleşme» hakkının yalnız «sermaye»ye tanınmamasına bağlıdır. Aksi takdirde, bugün her boyutuyla yaşanan «sanatsal kültür bunalımı», kaçınılmaz olarak çok daha derinleşecektir. Bugünkü «lumpen»!iğe ve «düzeysizliğe» çok yaraşan ifadesiyle Sayın Banker Kastelli’nin de belirttiği gibi, sonunda, sanatsal-kültürel yaşamdaki hayırsever «aracılar», «zampara ile orospu birleştirip, parsayı toplayacaklardır!»

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Devamını Oku Yorum Yok

Resim Sergisi Seyhan Belediyesi

Thumbnail image

Universiteye Hazirlik Resim Kurslari

Kitle Kültürünü Oluşturan Maddî Nedenler

Bilineceği gibi, kitle kültürü, 19. yüzyılda, sanayileşme etkinliklerinin büyük boyutlara ulaşmasına, kentlerde emekçi kesimlerin yığınlar halinde yoğunlaşmasına bağlı olarak ortaya çıkmış; özellikle de, kapitalizmin emperyalizm aşamasında, burjuva toplumlardaki karmaşık toplumsal bir olgu biçiminde belirginleşmiştir. Bu olgunun temelindeki gerçek, ileri gelişmiş kapitalist üretim biçimi ile kitlelerin kültürel gereksinimleri arasında yatan çelişkidir. Bu çelişki tarihsel gelişmenin içerdiği bir çelişkidir; başka bir deyişle, uygarlığın bütün gelişmesi zaten sürekli bir gelişme içinde var olagelmiştir; çünkü üretimdeki her ilerleme, aynı zamanda, bu üretimin zenginliklerinden yararlanamayan kesimlerin, yani, büyük çoğunluğun durumunda bir gerileme olmuştur. Kapitalist toplum maddî üretimde ilerleme gösterdikçe, kitlelerin bu üretimin zenginliklerinden yararlanamaması sonucu, kitlelerin kültürel düzeyinde bir gerileme göstermiş; maddî üretimin zenginliklerinin gerçek üreticisi olan geniş emekçi kitleler kendilerini manevî alanda geliştirebilme olanağını bulamamışlardır. Bundan dolayı, kitle kültürü, aslında toplumsal maddî-teknik ilerlemenin değil, ama kapitalist üretim biçiminin kendi çelişkin sonuçlarından biridir.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Devamını Oku Yorum Yok

Resim Atölyesi

Thumbnail image

Universiteye Hazirlik Guzel Sanatlar Egitim Kurslari

Dolayısıyla, eğer, sözgelişi, ülkemizde ulusal kültürden söz açacaksak, bunun en önce, temelinden bağlı olduğu kapitalist üretim biçimi ve ilişkileriyle ortaya koymamız, yani, kapitalist toplum kültürü çerçevesinde, daha doğrusu, tarihsel gelişimi ve niteliği gereği, «azgelişmiş kapitalist toplum kültürü» kavramı çerçevesinde ele almamız; ayrıca, dışa bağımlı olduğu için de, kültür emperyalizmi olgusuyla birlikte görmemiz gerekir. Ancak o zaman, sözgelişi, «milliyetçi kültür» anlayışının nasıl ortaya çıktığını ya da ülkemizde burjuva kültürünün niçin güçsüz olduğunu doğru olarak kestirip değerlendirebiliriz.

Eğer, sözgelişi, ulusal kültürümüzde, «Doğu-Batı» kültür olgusunu yalnız manevî kültürdeki bir ikilik olarak ele almamamız ve burnun aslında, «maddî kültür ikiliği»nden kaynaklanmış olduğunu; yani, üretim biçimi ve ilişkilerine bağlı olarak, bunu, kapitalist toplumsal-ekonomik oluşumlar ile kapitalizm-öncesi toplumsal-ekonomik oluşumların karşılıklı etkileşmesi biçiminde görmemiz gerekir. Ancak o zaman toplumumuzdaki İslâmcı-geleneksel-Doğu kültürü tepkisinin gerçek nedenlerini, yani, bunun kapitalist üretim biçimi ve ilişkilerine bir tür karşı koyuş biçimi olduğunu, bununsa, yine egemen güçlere bağlı olarak ayrı özellikler gösterdiğini, yani, burjuva-eşraf kültür çelişkisini de içinde barındırdığını görüp anlayabiliriz.

Öte yandan, ulusal kültürün bir açıklamasına girerken, yine kapitalist toplumsal-ekonomik oluşumların kendi çelişkin özelliği sonucu, bunu, kendi üretim biçiminin belirleyiciliğinde biçimlenen manevî kültürün ayrımlaşması içinde, yani, burjuva kültürü ile emekçi kesimlerin kültürü bütünlüğünde açıklamamız gerekir. Ancak o zaman, burjuvazinin kültürünün yalnız seçkinlerin kültürünü değil, ama aynı zamanda, onun zorunlu bir karşıtı olan kitle kültürünü de birlikte içerdiğini ve bu ikisinin de aslında, toplumda egemen olmayan demokratik ve toplumcu kültür öğelerinin karşısında yer aldığını görürüz. Böylece, egemen burjuva kültürünün bütün iç çelişkileri su yüzüne çıkarken, demokratik ve toplumcu kültür öğelerinin taşıdığı önem de tam anlamıyla ortaya çıktığı gibi, bu ikisi arasındaki çelişkiler de belirgin bir biçimde ortaya çıkmış olur.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Devamını Oku Yorum Yok