Kategori: Ebru Grubu Öğrencilerin Yaptıkları

Thumbnail image

 

 

Hobi Kurslari

Bütün bunlar, aslında kültüre! Çelişkinin üstünü örtmek için burjuva ideolojisinin kendisini tüm topluma dayatmak, bölünmesiz tek bir dünya görüşünü yaratmak istemesinin sonuçlarıdır. Amaç, burjuva kültürüne karşıtlık oluşturan demokratik toplumcu kültür öğelerinin ortadan silinerek, kitle kültürü ile seçkinler kültürü biçiminde kutuplaşan burjuva toplum kültürünün egemenliğini sağlamak; bölünmesiz bir burjuva dünya görüşü ve kültürü yaratmaktır.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Tekstil: , , , , , , , , ,

okumaya devam et

Thumbnail image

Adana da Çocuklar İçin Eğitici Kurslar

Yazımızın bir önceki bölümünde «Ülkelerin Kültür Politikalarından örnekleri aktarırken, ABD ile ilgili değerlendirmeleri anımsarsak, Sayın And’ın değerlendirmeleri ile bu değerlendirmeler arasında ne denli derin ve uzlaşmaz çelişkiler olduğunu hemen görürüz: Hayırsever vakıflar ve standartlaşmış kitle kültürü! Tümünü bir yana bırakalım, yani sorunun kuramsal boyutlarını bir yana bırakalım, (Sayın And’ın da bildiği gibi) vakıfların içyüzünü bilmeyen dünyada kalmamıştır, hele büyük şirketlerin!

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Tekstil: , , , , , , , , , , , ,

okumaya devam et

Thumbnail image

Çocuklar İçin Yaz Kurslari

«KÜLTÜREL ETKİNLİKLER VE BÜYÜK KURULUŞLAR»

Ülkemizde büyük kuruluşların sanatsal-kültürel yaşamı yönlendirmeye kendilerini tek aday olarak ortaya koymaya başlamaları genel kamuoyumuzca bilinen bir gerçek. Ne var ki, bu konuda deneyimsiz olduğu için, bu türden etkinliklerini düzene koyma ve «devletsin başarısızlıklarına karşı «başarılı bir programla» çıkma kaygısında. İş Bankası’nın bu konuda düzenlediği araştırmalarsa yayınlanmış bulunuyor. Konumuz gereği, bu «ciddî» araştırmalara da değinmek zorundayız. Önce, Metin And, önerilerini öne sürmeden «kültürün tanımı»na eğilerek çok ilginç düşünceler sergiliyor. Sözgelişi, «UNESCO’nun genel yönetmenlerinden Rene Mahueu de kültürün tanımından kaçınmanın doğru olacağını belirtmiştir» (22) diyor. (Herhalde altından bir çapanoğlu çıkacak!)

Daha sonra ise şu alıntıyı yapıyor And, «R. Williarns Culture and Society (Kültür ve Toplum) adlı kitabında kültür kavramının çağdaş anlamını şöyle tanımlıyor: Makine ve piyasaya karşı bireyin toplum içinde kökleşmesi, insanın önemsiz bir aygıt, makinenin bir parçası durumuna indirgenmesine karşı yaşamsal bir direniş, bir başkaldırma» (23) (İleri gelişmiş kapitalist toplumlarda yaşanan «kültür bunalımı»; maddî kültür ile manevî kültür arasındaki derin çelişki bundan daha iyi açıklanamaz sanırız). And’m asıl önerisi ise şu: «Çağcıl vakıfçılığın yurdu ABD’dir. Burada yirmi binin üzerinde vakıf vardır… ABD’de özel kesimin kültür ve sanatlara büyük yardımlarının yanı sıra kamu kesiminin yardımı yok gibidir… ABD’de büyük bankalar, sigorta şirketleri, devletlerin bile altından kalkamayacağı büyük kültür, sanat yapımlarını desteklerler… Ford ve Rockefeller gibi dev vakıflar en çok sanatlara ve kültüre yönelen vakıflardır… Bu iki vakıf ayrıca uluslararası niteliktedir… Vakıf yolunu seçmenin sayısız yararları vardır.)

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Tekstil:

okumaya devam et

Thumbnail image

Ebru Kursları

Bu kültür, gerçek kültürel değerlerin yerini ister istemez «sahte» kültürel değerlerle ikame etmekle kalmaz; ama kitlelerde yaratılan ideolojik boşluğu burjuvazinin dayattığı görüşlerle de ikame eder. Gündelik bilinç biçimi özellikleri ve düzeyinde aktarılan bu görüşler, hiç kuşkusuz, stotus gt/o’nun, yaşanan toplumsal çelişkisinin değişmezliğine, bu çelişkinin sonuçlarından ortaya çıkan genel görüntünün gerçek «insanlık durumu»ymuş gibi gösterilmesine dayanır. Buysa, aldatmacaları, yanılsamaları, ham hayalleri içeren, sahte, gerçeklik-dışı bir dünya görüşünün yaratılmasından; dolayısıyla, «kültürsüz» kitlelerin bu yönde yönlendirilmesinden başka bir şey değildir.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Tekstil: , ,

okumaya devam et