Kategori: Heykel Grubu Sergilerden

Adanadaki Hobi Araçları Nelerdir

 Thumbnail image

Hobi Sanat Gruplarimiz

Çünkü kültürde, özellikle de bilimde, toplumsal kesim farklılığını gösteren şey olguların, yasaların ya da araştırma yöntemlerinin kendisi değil, ama bunların belirli bir felsefî-yöntembilimsel görüşle çözümlenmeleri, yorumlanmaları, genellendirilmeleri ve pratikte uygulanmalarıdır.

 

Bu nedenle, herhangi bir «burjuva fizik», «burjuva matematik» olmayacağı gibi, söz konusu bu alanlarda yapılacak herhangi bir buluş ancak onun nasıl yorumlanacağına bağlıdır. Örneğin metafizik, agnostik ya da eklektik bir şekilde idealistçe mi, yoksa diyalektik maddeci bir şekilde mi? Üçüncü nokta ise şu: Hiç kuşkusuz, gerek kuramsal-bilgisel, gerekse pratik-siyasal açıdan, manevi kültürün, bağlı olduğu toplumsal kesimin fikir ve değer sistemiyle dolaşımsız bir bağlantısı vardır ve her toplumsal kesim bu kendi kültürünü öteki üzerinde kendi çıkarları doğrultusunda uygulamak ister.

 

Ama bu süreç içinde her iki kültür de karşılıklı bir etkileşme içindedir; birbirlerinin etki alanı içinde gidip gelirler ve güçleri oranında birbirlerini kendilerine çekerler. (Nitekim ilerde de değineceğimiz üzere, «kültür yakınlaşması kuramları» da aslında buradan kaynaklanır.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

okumaya devam et

Adana Eski Kız Lisesi Sergi Etkinlik Programları

Thumbnail image

Çünkü kültür bunalımına salt açyapıdan bakılarak bir çözüm aranmakta, «manevi model»in ne olacağı tartışılmaktadır. Bunu şöyle açabiliriz, «dışa bağımlı az gelişmiş» kültürün niteliği ne olacaktır? «Dışa bağımlılık» dolayısıyla Batı’cı mı? «Az gelişmişlik» dolayısıyla Doğu’cu mu? Ya da sorunu tam tersine çevirelim. «Dışa bağımlılık» yüzünden Doğu’cu mu, az gelişmişlik yüzünden Batı’cı mı? Aslında birbirinin ayrılmaz bileşkeni olan bu iki olgu bir «açmaz» biçiminde karşımıza çıkmaktadır. Çünkü geleneksel düşünce ile yenileşme düşüncesini uyumlu bir çözüme ulaştıramamış (yani, temelde feodal oluşum ile kapitalist oluşum arasında bocalayan) egemen düşünce kendi açmazını yaratan temel açmaza bir çözüm getirememektedir; kendi içinde uyumlu bir kapitalist altyapısal kültürü kuramamış bir toplumda uyumlu bir burjuva ya da «seçkinler» kültüründen nasıl söz edilebilir ki?

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

okumaya devam et

Adana Çukurovada Unutulmayan Güzel Sergilerde Fotoğraflar

Thumbnail image

Günümüzde egemen kültür düşüncesindeki bunalımın kaynağı yine kendisidir. Bir başka deyişle, ülkemizde bugün egemen iki kültür anlayışının, yani, Türk-İlam’cı kültür anlayışı ile Batı’cı kültür anlayışının ikisi de idealist düşünce kaynaklı olup, ikisi de maddi kültür ile manevi kültürü birbirinden ayıran «kültür idealizmine dayanır. Bizde bu iki yarı-karşıt düşüncenin de ortak çıkış noktası Ziya Gökalp’in uygarlık ile kültürü birbirinden ayıran idealist-pozitivist düşüncesidir. Buna göre, uygarlık teknolojik (maddi kültürel) alanı, kültür ise manevi kültürel alanı içerir. Böylece, daha başından, bizdeki egemen düşünce(kaynaklandığı Batı idealist felsefesi uyarınca), maddi kültürü, yani kısaca toplumsal-ekonomik üretim biçimini, insanın toplumsal-pratik etkinliğini manevi kültürden, yani, maddi kültüre sonunda bağımlı düşünsel kültürden ayırarak soyutlar. Böylelikle de sorun, manevi kültürün, bu durumda nereye dayandırılması gerektiği biçimini alır; yani, ulusal kültür (manevi kültür), Doğu-İslam kültürü mü olacak, yoksa Batı-hümanist (pozitivist) kültür mü? Bizde süreğen kültür düşüncesi bunalımı bu sorunun yanıtında kilitlenmektedir işte.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

okumaya devam et