Etiket: yağlı boya soyut tablolar

B.S.Bel.Resim Sergisi

Thumbnail image

Anadolu Genel Bütün Kurslar Hakkında Kısa Bilgi Veriyor

Çizgi ve desen, insanın evrenle olan gelişmiş ilişkisel ve iletişimsel deneyimlerini, konuşma eylemi öncesinde gerçekleştirmiştir. Lascaux ve Altamira mağaralarında yer alan ilkel insan desenlerinden görüleceği üzere, saf ve ilkel (primitif) bir yapı özelliği gösteren mağara resimleri, teknik olarak sürekliliği amaçlarken, içeriksel ve biçimsel olarak büyü ve yaşamsal temel ihtiyaçlar gibi göstergeleri ve belgeleri tarihe geçirmiştir. Bu kanıtlar, desen ve çizginin yaşamsal bir motifin parçaları olduğunun temel göstergeleridir.

Dolayısıyla biçim olgusunu elde etme çabaları, sanatın nesnesini bulmasındaki en önemli formal davranışıdır. Bu formal davranış, nesneyi plastik anlamda desen ve çizgiyle ele geçirme güdüsü, yani doğayı sanatla tanıma ve ele geçirme kaygısı, evrensel bir hümanizmayı elinde tutan Rönesans dönemiyle sınırlarını aşmış ve sanatın kesin sayılabilecek görsel kurallarına bir düzen oluşturmuştur. Öyle ki çizgi ve desen pratikleri, Rönesans ve sonrası dönemlerdeki klasik olarak nitelene sanatın temsilcileri olan başat sanatçıların atölyelerindeki eğitimin de vazgeçilmez aşamalarını oluşturmuş, sanatçının insan ve yaşam arasındaki ilk deneyimleri, desenin varlığı ile açıklanmıştır.

Thumbnail imageSanat Ve Sunum Aşaması AdanaThumbnail imageSanat Ve SunumThumbnail imageSanat Ve Sunum Thumbnail imageSanat Ve Sunum Thumbnail imageAdana da Sanat Ve Sunum Aşaması

okumaya devam et

2010 Hobi Gruplari B.S.Bel.Sergisi

Thumbnail image

Ebru Kursları

Merkezi yapılanmadan ziyade eğitimi değişen şartlara göre çeşitlendirebilen ve sürekli eğitimi talep eden bir toplumun oluşumunda; üniversitelerin Sürekli Eğitim Merkezlerince verilecek eğitimlerin yerel ve bölgesel kalkınmada ve özellikle hizmet sektörlerinde kalıcı etkileri olacağı görülmektedir. Bugün tüm illerimizde üniversite kurulmuştur ve özellikle az gelişmiş veya gelişememiş illerin rekabet düzeyini yükseltecek etkin kurumun üniversite olacağı bu illerimizde yaygın olan bir kanaattir. Bu illerimizdeki yeni kurulan üniversiteler; bulundukları illerde hizmet sektöründe faaliyet gösteren işyerlerinin bakış açısını değiştirerek, üniversite tercihi yapacak öğrenciler için tercih edilir iller düzeyine ulaşmanın alt yapısını kurmak zorundadır. Böylece illerimiz, sadece bilgiye ihtiyaç duyan toplumlar olmaktan çıkıp, bizzat bilgiyi kullanarak hizmet üreten bir il olmak için çalışmalar yaparak illerimizdeki hizmet sektörü ve diğer sektörlerin gelişimini sağlayacaktır.

Bu çalışmada; özellikle yeni üniversiteleşen illerimizde modern eğitim alt yapısı, ulusal ve küresel çapta rekabet ve işbirliği, hizmet üretme sektörlerinde yönetici ve çalışan eğitiminde hissedilen boşluğu doldurmak iddiasını taşıyan üniversite Sürekli Eğitim Merkezlerinin illerimizin ekonomik gelişimindeki eğitim merkezli etkileri ifade edilmeye çalışılmıştır. Bacasız fabrika niteliği taşıyan ve birçok sektörü tetikleyen üniversiteler büyüdükçe; hizmet üreten sektör ve nitelikli eleman istihdamını başaran illerimiz ülkemizin seçkin illeri arasındaki yerini alacaktır. Sonuç olarak; hizmet sektörlerindeki gelişmeler; yüksek öğretim için tercih edilen illeri güçlendirirken illerimizde Sem’ler vazgeçilmez eğitim merkezleri olacaklardır.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

okumaya devam et

Seyhan Belediyesi Çizim Sergisi

Thumbnail image

Adana da Çocuklar İçin Eğitici Kurslar

Ayrıca, bütün bu «maddî kültür anarşisinin ve «çarpık üretim biçiminin temel bir nedeninin dışa bağımlılık oluşu; yani, “yukarıda da değindiğimiz gibi, maddî ve manevî kültür emperyalizminin dayatması altında bulunuşumuz, hiç kuşkusuz, toplumumuzda kitle kültürüne bağlaşık bir başka olgunun, «montaj kültürü» ya da «aranjman kültür» diyebileceğimiz bir başka olgunun ortaya çıkmasına yol açmıştır. Uyumlu, bütünsel ve sürekli bir yeniden üretim koşullarının yaratılamaması, sonunda, (tıpkı ulusal sanayinin ya da «sanayileşme» etkinliklerinin yozlaştırılması örneğinde de görüldüğü gibi), üretimin yozlaşmasına ve ortada doğan boşluğun yabancı kitle kültürüyle doldurulmasına neden olmuştur. Onun için, «montaj» ya da «aranjman» kültür, toplumumuzun bu tür bir yozlaşmış üretim biçimine bağlı olarak, kitle kültürümüzün kendine özgü bir özelliği biçiminde ortaya çıkmıştır.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

okumaya devam et